Marmara Denizi ve Adalar Özel Çevre Koruma Bölgesi

 

        Genel Bilgi: Dünyada bir ülkenin egemenlik sınırları içinde bulunan tek iç deniz olma niteliğine sahip Marmara Denizi, Adalar ve Türk Boğazlar sistemini içermesi, doğal yapısı, zengin flora-faunası ile, Karadeniz ve Akdeniz’in biyolojik çeşitliliği için büyük önem taşıyan biyolojik koridor olma özelliği ile de korunması gereken nadir alanlarımızdandır.

Bakanlığımızca yürütülen çalışmalar kapsamında, “Marmara Denizi ve Adalar Özel Çevre Koruma Bölgesi” 4 Kasım 2021 tarihinde ilan edilmiştir.

         Danıştay 4. Dairesinin ÖÇKB sınırının Adalar yönünden iptali kararı gereği ve Biyolojik Çeşitlilik Araştırma Projesi’nden elde edilen bilimsel veriler doğrultusunda, bölge sınırları yaklaşık 9.5 km2 genişletilerek, 6 Eylül 2024 tarihinde 12.246 km2 büyüklüğündeki yeni sınır onaylanmıştır.   

  

         Marmara Denizi, biyolojik çeşitlilik açısından önemli ve zengin bir bölge olup; Akdeniz fokları dahil 52 denizel tür ve 200 balık türüne ev sahipliği yapmaktadır. Ayrıca, birçok göç yapan türün de yumurtlama alanıdır.

         Marmara Denizi; 2016-2019 yılları arasında görülen bulaşıcı parazit nedeniyle Akdeniz genelinde toplu ölümler neticesinde nesli kritik düzeyde tehlike altında bulunan Pina midyesi (Pinna nobilis) için son sığınak haline gelmiştir.  Kabuğunun bir kısmı deniz tabanına gömülerek yaşayan ve saatte yaklaşık 6 litre deniz suyunu süzerek temizleyen Pina midyesi bu tür kabukları ile de birçok canlı için tutunma, üreme, saklanma alanıdır. 

 

                                                                  

 

 

PRENS ADALARI

        

        Prens Adaları Marmara Denizinde bulunan 9 adet adayı (Kınalıada, Burgazada, Heybeliada, Büyükada, Sedefadası, Kaşıkadası, Tavşanadası, Yassıada, Sivriada) kapsamakta olup, orman ekosistemi, maki ekosistemi, çayır ekosistemi ve falez ekosistemi olmak üzere 4 farklı ekosistemi barındırmaktadır.

 

            Dünya Doğal Hayatı Koruma Birliği’ne (IUCN’e) göre nesli “yakın tehdit altında” kategorisine giren 3 kuş türü; Kızıl Çaylak (Milvus milvus), Kuzgun (Coracias garrulus), Anadolu sıvacısı (Sitta krueperi) ve IUCN'ye göre “Hassas” kategorisine giren 2 memeli türü; Uzun Parmaklı Yarasanın (Myotis capaccinii) ve Mehelyi Yarasasının (Rhinolophus mehelyi) da önemli popülasyonlarını barındırmaktadır.

 

             Prens Adaları’nda endemik Lir Biçimli Çan Çiçeği (Campanula lyrata subsp. lyrata) ile “Nesli Tehlike Altında Olan Yabani Hayvan ve Bitki Türlerinin Uluslararası Ticaretine İlişkin Sözleşme” kapsamında koruma altında bulunan Çam Çiçeği (Cephalanthera rubra) isimli bir orkide türü bu adaların prensesleri olarak yaşamlarını sürdürmektedirler.

 

KAPIDAĞ

 

          Bir kıstakla ana karaya bağlanan ve eski dönemlerde bir ada olan Kapıdağ Yarımadası, kültürel zenginlikleri ve doğal güzellikleri ile birçok tarihçinin de ilgi odağı olmuştur. Tarihçi Heredot üzümü, zeytini ve zeytinyağından, Evliyaçelebi Seyahatnamesinde Zeytinli Adanın şifalı sularından bahsetmiştir.

          Kzykos Antik Kenti, Zeytinli Ada, Kirazlı Manastırı ve Narlı Kilise gibi kültürel değerlerle Kapıdağ yarımadası kültür turizmin ve inanç turizmin önemli bir yıldızı olmaya adaydır.

 

 

         Kapıdağ Yarımadası Türkiye Doğal Yaşam Alanları bakımından da oldukça önemlidir. Yarımadanın batı kesimi geniş, yoğun ve modern yaşam alanları tarafından özellikle kıyı kesimi kısmen doldurulmuştur. Ancak yüksek doğu kesimleri başta olmak üzere yarımadanın büyük bölümü doğal yapısını korumaktadır. Yer yer geniş yapraklı ormanlar başta olmak üzere büyük bir bölümü maki vejetasyon örtüsüne sahiptir. Yarımada Kuzey Ege, Marmara ve Karadeniz Bölgesinin bir flora ve fauna özeti şeklindedir. Her üç bölgenin de özelliklerini taşımaktadır.

 

 

          Küresel Ölçekte Nesli Tehlike Altında (EN) Olan Türler; Lynx lynx (Vaşak), Monachus monachus (Akdeniz foku); Duyarlı (VU) Olan Türler: Pomatomus saltatrix (Lüfer), Trachurus trachurus (İstavrit), Streptopelia turtur (Üveyik), Testudo graeca (Tosbağa), Stenella coeruleoalba (Çizgili yunus), Rhinolophus mehely (Mehely nalburunlu yarasa), Balaenoptera physalus (Oluklu balina), Myotis capaccinii (Uzunayaklı yarasa), Rhinolophus euryale (Akdeniz nalburnu yarasası).

       Ulusal Ölçekte Kritik Derecede Nesli Tehlike Altında (CR) Olan Türler; Oenanthe finschii (Aksırtlı kuyrukkakan), Turdus torquatus (Boğmaklı ardıç); Nesli Tehlike Altında (EN) Olan Türler; Cuculus canorus (Guguk), Sylvia atricapilla (Kara Başlı Ötleğen), Larus ridibundus (Karabaş Martı), Oenanthe hispanica (Karakulaklı kuyrukkakan), Sitta neumayer (Kaya Sıvacısı), Falco tinnunculus (Kerkenez), Anthus campestris (Kır İncirkuşu), Hydrocoloeus minutus (Küçük Martı), Sylvia melanocephala (Maskeli Ötleğen), Cyanistes caeruleus (Mavi baştankara), Buteo buteo (Şahin), vb.

 

MARMARA ADASI

           Marmara Denizi’nin güneybatısında Kapıdağ Yarımadası ile Şarköy arasında sığ bir deniz alanında yer alan ve adını mermer ve Marmor’dan alan Marmara Adası yaklaşık 110 km²’lik bir alana sahiptir. Ada, ilk çağlardan bu yana mermer yatakları nedeniyle ülkeyi imar etmek isteyen Roma ve Bizans İmparatorluğu’nun en ünlü komutanlarının ilgisini çekmiş, Osmanlı döneminde de yapılan cami ve sarayların mermerleri buradan sağlanmıştır. Yel değirmenleri, Osmanlı Mezarlığı, Ahtimot Meşeliği, Manastır Koyu, Korsan Kalesi ve eşsiz doğası ile ada, doğa tutkunları için de ilgi odağıdır.

 

       Marmara Adaları bitki, kuş, memeli, sürüngen ve kelebekler açısından önemlidir. Alan, nesli tehlikede ve ülkemize endemik olan Verbascum aschersonii ve Verbascum simavicum sığırkuyruğu türleri için önemlidir.

 

        Adalarda üreyen deniz kuşlarının arasında ada doğanı (Falco eleonorae), tepeli karabatak (Phalacrocorax aristotelis desmarestii) ve gümüş martı (Larus cachinnans michahellis) bulunur.

          Marmara Denizi ve Adalar Özel Çevre Koruma Bölgesi ilanından sonra biyolojik çeşitliliğin (flora-fauna) tespiti, mevcut durumun ortaya konulması, endemik, nadir, nesli tehdit ve tehlike altında olan tür ve habitatların sınıflandırılması, bölgelenmesi, tehditlerinin ve korunmasına esas koruma ve kullanma ilkelerinin belirlenmesi amacıyla 37 akademisyenin çalıştığı 2 yıl süren “Marmara Denizi ve Adalar Özel Çevre Koruma Bölgesi (Kara-Kıyı ve Denizel Alanda) Biyolojik Çeşitlilik Araştırma Projesi’’ tamamlanmıştır.

 

Söz konusu projenin;

Denizel alan çalışmaları İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesinde görevli 15 akademisyen, Kara-Kıyı kısmı çalışmaları ise, Bölge Üniversitelerinde görevli Hidrobiyolog, Ekolog, Memeli Uzmanı, Herpetolog, Botanik Uzmanı, Omurgasız Uzmanı, Ornitolog, Çevre Mühendisi, Ziraat Mühendisi, Hidrojeoloji Mühendisi, CBS Uzmanı ve İklim Değişikliği Uzmanı meslek disiplininde 22 akademisyen tarafından yürütülmüştür.

Denizel saha çalışmaları 14 istasyonda, Karasal arazi çalışmaları ise, ardışık dört mevsimi içerecek şekilde, bitkilerin çiçeklenme dönemleri ve hayvanların üreme-göç dönemleri esas alınarak belirlenen zamanlarda ve projede görev alan uzmanlarca belirlenen 90 istasyonda yürütülmüştür.

 

 

2016 sonbaharında ortaya çıkan ağırlıklı olarak bir protozoanın neden olduğu hastalık nedeniyle Akdeniz genelinde toplu ölümler neticesinde türü yok olan ve sadece Marmara Denizi'nde yaşadığı tespit edilen, nesli kritik düzeyde tehlike altında bulunan ve saatte 6 litre su süzerek deniz suyunun temizlenmesinde önemli yeri olan Pina Midyesi (Pinna nobilis) türü için, koruma stratejisinin belirlenmesi amacıyla, Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi ile birlikte “Marmara Denizi Pina (Pinna nobilis) Koruma ve İzleme (MAR-PİNA) Projesi” yürütülmüştür.

 

 

Denizel kirlilik ve müsilajla mücadele kapsamında, Marmara Denizi ekosisteminin iyileştirilmesinde büyük öneme sahip ve denizlerin akciğerleri olarak bilinen günlük olarak 1 m² alanda fotosentez yoluyla 4-20 litre arasında oksijen üretme potansiyeline sahip deniz çayırları ile ilgili, dağılım alanlarının tespiti, karasal baskının ve bu doğrultuda koruma stratejilerinin belirlenmesi amacıyla, Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi ile birlikte ''Marmara Denizi Deniz Çayırı Dağılım Alanlarının Belirlenmesi (MAR-ÇAYIR) Projesi” yürütülmüştür.

 

 

Marmara Denizi Körfez ve Kıyısal Bölgelerinde, müsilaj ile mücadele kapsamında, biyolojik çeşitliliğin sürdürülebilirliğinin sağlanması, aşırı denizanası artışının ekosistemde yarattığı yıkımı tespit etmek ve alınacak önlemleri belirlemek için İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi ile birlikte, “Marmara Denizinde Denizanası Artışlarının Sebep ve Sonuçlarının Araştırılması Projesi (MarmAna)” nin I.Etabı 2023 yılında ve II.Etabı ise 2024 yılı sonunda tamamlanmıştır.

 

Deniz çayırları, deniz ekosistemi üzerindeki baskıların izlenmesinde en önemli tür topluluklarından olması nedeniyle, mevcut durumları 2024 yılında MAR-ÇAYIR Projesi ile belirlenen ve haritalanan deniz çayırlarına ilişkin kıyı kullanıcılarının katılımıyla geniş tabanlı bir koruma stratejisi oluşturulması ve deniz çayırı alanlarında meydana gelen değişimleri yıllık olarak belli istasyonlarda bilimsel izleme faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi amacıyla Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi ile birlikte, 2025 yılı itibariyle başlatmış olduğumuz ve 2 yıl devam edecek olan “Marmara Denizi ve Adalar Özel Çevre Koruma Bölgesinde Deniz Çayırı Türlerinin Korunması ve İzlenmesi (ÇAYIR-İZ) Projesiyürütülmektedir.

 

 

 

Marmara Denizi pina stoklarının tespiti ve toplu ölüme neden olan patojenlerin izlenmesi amacıyla yürütülen MAR-PİNA projesinde pina stoklarına her yıl katılan yeni birey (yavru) oranının ne olduğu ve büyüme oranları bilinemediğinden ve Marmara Denizi özelinde pinalarda yeni birey katılımı çok önemli olduğundan Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi ile birlikte, 2025 yılı itibariyle başlatmış olduğumuz ve 2 yıl devam edecek olan  “Erdek Köfezi’nde Pina (Pinna nobilis) Yeni Birey Katılımı ve Büyüme Oranlarının Tespiti (PİNA-İZ) Projesi” yürütülmektedir.

 

      Sucul ekosistemde yüksek biyoçeşitlilik oluşturan komüniteler olarak bilinen ve birçok canlı için barınma, beslenme ve üreme ortamı oluşturmalarının yanında ürettikleri karbon oranıyla da karbon döngüsünde önemli basamakta yer alan nesli tehdit altındaki Marmara Denizi Derin Su Sert Mercanlarını yayılım alanlarının belirlenmesi ve türlerin yaşamsal devamlılığına ilişkin stratejilerin önerilmesi amacıyla Çanakkale 18 Mart Üniversitesi ile birlikte yürütülmüş olan, "Marmara Denizi Derin Su Sert Mercanları Ve Altın Mercan Yaşam Alanlarının Ortaya Çıkarılması Ve Mercan Biyoçeşitlilik Tespiti Projesi" 2025 yılı sonu itibariyle tamamlanmıştır.

 

            Denizel ekosistemlerin yapısında ve işleyişinde önemli rol oynayan, son yıllarda özellikle iklim değişikliği, kirlilik, balıkçılık, sahil doldurma ve kıyı inşaatları (rıhtım vs) gibi insan faaliyetleri nedeniyle tehdit altında olan mercanlardan Eunicella cavolini olan sarı gorgon (deniz dalı) orman habitatlarının restorasyonu amacıyla İstanbul Üniversitesi ile birlikte, 2025 yılı itibariyle başlatmış olduğumuz ve 2 yıl devam edecek olan "Marmara Denizi ve Adalar ÖÇKB Mercan Restorasyonu Pilot Projesi" yürütülmektedir.

 

 

         Biyolojik çeşitlilik araştırması sonucunda; koruma amaçları ve koruma statüsü belirlenmiş olan Marmara Denizi ve Adalar Özel Çevre Koruma Bölgesinin sahip olduğu doğal değerlerin akılcı kullanımı, bu alanlardaki doğal yaşamının devamlılığının sağlanması ve ekosistem istikrarının devam ettirilebilmesi için; bölgenin yönetiminde bütünleşik ve sürdürülebilir modellerin yer aldığı yönetim stratejilerinin geliştirilmesi ve uygulanması gerekmektedir.  Bu yönetim stratejisi ise alanın yönetim planının hazırlanması ile ortaya konulacaktır. Bu doğrultuda, “Marmara Denizi ve Adalar Özel Çevre Koruma Bölgesi Kara-Kıyı ve Denizel Alan Yönetim Planı Hazırlama ve Karasal Kısım Sosyo-Ekonomik Araştırma Projesi” 2025 yılı itibariyle başlatılmış olup, projenin 2027 yılı sonunda tamamlanması planlanmıştır.

          Doğal değerlerin, ekolojik, sosyo-kültürel ve ekonomik süreçlerin analiz edildiği ve alanda ilgili tarafların yürütmüş olduğu tüm faaliyetlerin de dikkate alındığı, yönetim kriterlerinin belirlendiği bir planlama süreci sonunda Marmara Denizi ve Adalar Özel Çevre Koruma Bölgesinin yönetim planı hazırlanarak uygulamaya konulacaktır.

 

 

     Bölgedeki antropojen kaynaklı olumsuz etkinin kontrol edilebilmesi ve doğal kaynakların sürdürülebilirliğinin sağlanması amacıyla karasal (madencilik, enerji, alt ve üstyapı tesisleri vb) ve denizel (kıyı dolguları ve yapıları, dip tarama faaliyetleri, deniz ürünleri üretim tesisleri vb) alandaki faaliyetler; akademisyenlerce hazırlanan alana özgü risk, etki ve tedbirlerin belirtildiği “Proje Etkileri ve Ekosistem Değerlendirme Raporları” kapsamında Bakanlığımızca incelenmektedir.